Ranked by real-world frequency and an example sentence. Study all of them free with spaced repetition.
This is a practical Turkish adjective list: the 250 most common Turkish adjectives, ordered by how often they turn up in everyday speech and writing, each paired with a clear English translation and an example sentence. Whether you are still building a core vocabulary or filling gaps at a higher level, learning the most frequent adjectives first gives you the best return on your study time, because these words describe the people, moods, sizes and situations you talk about constantly.
Adjectives like iyi (good), yeni (new) and zor (difficult) appear in casual conversation, news and textbooks alike, so knowing them cold pays off quickly. Use the list to spot recurring patterns in how Turkish adjectives are formed, then drill the words with Vocab Voyage's spaced-repetition flashcards, where you type the Turkish word for an English prompt so the spelling sticks along with the meaning.
Free forever · No card · No password
More Turkish lists: Words Nouns Verbs Adverbs About learning Turkish
| # | Turkish | English | Example |
|---|---|---|---|
| 1 | iyi | good | Bugün kendimi iyi hissediyorum. |
| 2 | tek | single | Bu tek yolumuz. |
| 3 | olan | existing | En güzel olan manzara burada. |
| 4 | fazla | too much | Bugün fazla çalıştım. |
| 5 | yeni | new | O, yeni bir araba aldı. |
| 6 | tam | full | Bu tam istediğim gibi. |
| 7 | uzun | long | Bu yolculuk biraz uzun sürecek gibi görünüyor. |
| 8 | emin | sure | Bu konuda emin değilim. |
| 9 | ilgili | related | Bu konu ilgili çok fazla bilgiye ihtiyacım var. |
| 10 | az | few | Bugün dışarıda az insan var. |
| 11 | eski | old | O eski kitap çok değerli. |
| 12 | zor | difficult | Bu soru gerçekten zor, ama deneyeceğim. |
| 13 | gereken | necessary | Bu iş için gereken tüm malzemeleri aldım. |
| 14 | özel | special | Bugün özel bir gün, kutlayalım! |
| 15 | mutlu | happy | O, en mutlu gününü yaşıyor. |
| 16 | aptal | stupid | Bazen aptal kararlar alabiliyorum. |
| 17 | ciddi | serious | O, bu konuda çok ciddi. |
| 18 | genç | young | O, çok genç bir sanatçı. |
| 19 | gelen | coming | gelen misafirlerimizi bekliyoruz. |
| 20 | kolay | easy | Bu soru kolay değil. |
| 21 | herhangi | any | herhangi bir sorun yok. |
| 22 | garip | strange | Bu durum çok garip görünüyor. |
| 23 | mükemmel | perfect | Bu yemek mükemmel olmuş. |
| 24 | sakin | calm | O, çok sakin bir insandır. |
| 25 | acele | hasty | Okula acele gitmem gerekiyor. |
| 26 | güçlü | strong | O, çok güçlü bir karakter. |
| 27 | uzak | far | Oda çok uzak, bu yüzden buraya gelmek zor. |
| 28 | rahat | comfortable | Bu koltuk gerçekten çok rahat görünüyor. |
| 29 | komik | funny | O, çok komik bir hikaye anlattı. |
| 30 | kesin | certain | Bu bilgi kesin doğru değil. |
| 31 | kalan | remaining | Dersin sonunda kalan süreyi iyi değerlendirmeliyiz. |
| 32 | gizli | secret | Onun gizli bir planı varmış. |
| 33 | uygun | suitable | Bu elbise bana uygun değil. |
| 34 | ait | belonging | Bu ev ait değil, kiralık. |
| 35 | korkunç | terrible | O film gerçekten korkunç bir hikaye içeriyordu. |
| 36 | tuhaf | strange | Bugün hava çok tuhaf görünüyor. |
| 37 | beyaz | white | Kedi beyaz renkteydi. |
| 38 | yüksek | high | Bu dağın tepe noktası çok yüksek. |
| 39 | memnun | pleased | Yardımcı olduğum için memnun oldum. |
| 40 | normal | normal | Bugün hava normal seviyede. |
| 41 | berbat | terrible | Hava durumu bugün berbat görünüyor. |
| 42 | mümkün | possible | Bu projeyi tamamlamak mümkün değil. |
| 43 | dolu | full | Bugün hava çok dolu, dışarı çıkmak istemiyorum. |
| 44 | belli | certain | Onun ne düşündüğü belli oldu. |
| 45 | deli | crazy | O, çok deli bir insan. |
| 46 | erken | early | Bugün erken kalktım. |
| 47 | dikkatli | careful | Sınavda dikkatli olmalısın. |
| 48 | haklı | right | Bu durumda sen haklısın. |
| 49 | tehlikeli | dangerous | Bu durum oldukça tehlikeli. |
| 50 | yeterli | sufficient | Bu bilgi benim için yeterli değil. |
| 51 | basit | simple | Bu problem oldukça basit. |
| 52 | sessiz | quiet | Kütüphanede sessiz olmak gerekiyor. |
| 53 | ufak | small | Kedim çok ufak ama sevimli. |
| 54 | birçok | many | Bahçede birçok çiçek var. |
| 55 | sonraki | next | Bu, sonraki adım için önemli bir karardır. |
| 56 | eğlenceli | fun | Bu oyun eğlenceli çok hoşuma gitti. |
| 57 | zavallı | poor | O zavallı çocuk çok üzgün. |
| 58 | fena | bad | Bugün hava fena değil. |
| 59 | temiz | clean | Oda temiz olmalı. |
| 60 | güvenli | safe | Bu bölge güvenli bir yer. |
| 61 | dürüst | honest | Onunla her zaman dürüst konuşmalısın. |
| 62 | saçma | nonsense | Bu fikir gerçekten saçma. |
| 63 | bağlı | connected | Aileme bağlı olduğumu hissediyorum. |
| 64 | şanslı | lucky | Bugün şanslı bir günüm var. |
| 65 | sert | hard | Bu zemin çok sert, dikkatli ol. |
| 66 | siyah | black | O, çok güzel bir siyah elbise giyiyor. |
| 67 | kara | black | Gökyüzü kara bulutlarla kaplı. |
| 68 | zeki | smart | O, sınıfın en zeki öğrencisi. |
| 69 | zengin | rich | O, çok zengin bir aileden geliyor. |
| 70 | ağır | heavy | Bu çanta çok ağır, yardım et lütfen. |
| 71 | kalın | thick | Bu kitap çok kalın, okumak zor. |
| 72 | önceki | previous | Bugünkü toplantı, önceki toplantıdan daha önemli. |
| 73 | sarhoş | drunk | Gece dışarıda çok sarhoş oldu. |
| 74 | ortak | common | Onlar, projede ortak çalışıyorlar. |
| 75 | serbest | free | Bu park, çocuklar için serbest oyun alanıdır. |
| 76 | yabancı | foreign | Bu dil benim için yabancı geliyor. |
| 77 | ilginç | interesting | Bu kitap oldukça ilginç, mutlaka okumalıyım. |
| 78 | mavi | blue | Gökyüzü bugün çok mavi görünüyor. |
| 79 | mantıklı | logical | Bu öneri oldukça mantıklı görünüyor. |
| 80 | şüpheli | suspicious | O kişi şüpheli davranıyor, dikkatli olmalıyız. |
| 81 | sahte | fake | Bu ürün sahte, gerçek değil. |
| 82 | güvende | safe | Bu evde her zaman kendimi güvende hissediyorum. |
| 83 | aşırı | excessive | aşırı sıcak havalarda dışarı çıkmak zor. |
| 84 | alt | bottom | Masanın alt kısmında bir sürü toz vardı. |
| 85 | amerikan | american | amerikan kültürü, birçok ülkede etkili olmuştur. |
| 86 | kişisel | personal | Bu kişisel bilgileri kimseyle paylaşma. |
| 87 | kutsal | sacred | Bu yer, birçok insan için kutsal bir anlam taşır. |
| 88 | farkında | aware | Hatalarının farkında olmalısın. |
| 89 | ters | reverse | Bu durum ters bir şekilde gelişti. |
| 90 | türlü | various | Pasta türlü malzemelerle yapıldı. |
| 91 | gerekli | necessary | Bu proje için gerekli belgeleri hazırladım. |
| 92 | akıllı | smart | O, çok akıllı bir öğrenci. |
| 93 | derin | deep | Bu göl çok derin ve soğuk. |
| 94 | üzgün | sad | O, bu duruma üzgün görünüyor. |
| 95 | harika | wonderful | Bugün hava çok harika, dışarı çıkmalıyız. |
| 96 | sol | left | sol tarafta bir kütüphane var. |
| 97 | değerli | valuable | Bu taş çok değerli ve nadir. |
| 98 | masum | innocent | Çocuklar genellikle masumdur. |
| 99 | sıradan | ordinary | Bu film, sıradan bir hikaye anlatıyor. |
| 100 | yaramaz | naughty | O, çok yaramaz bir çocuk. Her zaman sorun çıkarıyor. |
| 101 | kızgın | angry | O, bana çok kızgın bakıyor. |
| 102 | zayıf | weak | O, çok zayıf bir adam değil. |
| 103 | sorumlu | responsible | O, projeden sorumlu kişi. |
| 104 | doğal | natural | Bu ürünler tamamen doğal. |
| 105 | müthiş | amazing | Bu film gerçekten müthiş! |
| 106 | orta | middle | Oda çok orta, her şey dengeli duruyor. |
| 107 | hamile | pregnant | Kedim hamile ve çok tatlı. |
| 108 | başarılı | successful | O, başarılı bir öğrenci. |
| 109 | yaşayan | living | Bu şehirde yaşayan birçok sanatçı var. |
| 110 | sağlam | solid | Bu masa çok sağlam, düşmez. |
| 111 | düzgün | straight | Yazıların düzgün olması gerekiyor. |
| 112 | nazik | polite | O, çok nazik bir insandır. |
| 113 | evli | married | Ali, çok mutlu bir evli adamdır. |
| 114 | iğrenç | disgusting | Bu yemek gerçekten iğrenç kokuyor. |
| 115 | çılgın | crazy | Bu çılgın fikir herkesin ilgisini çekti. |
| 116 | ünlü | famous | O, dünya çapında ünlü bir sanatçıdır. |
| 117 | benzer | similar | Bu iki resim birbirine çok benzer. |
| 118 | yüce | sublime | O, yüce bir amaç için çalışıyor. |
| 119 | yakışıklı | handsome | O, çok yakışıklı bir adamdır. |
| 120 | pis | dirty | Bu oda çok pis görünüyor. |
| 121 | yeşil | green | Bahçede yeşil bir ağaç var. |
| 122 | özgür | free | Herkes özgür yaşamak ister. |
| 123 | adil | fair | Oyun, herkesin kazanabileceği adil bir şekilde düzenlendi. |
| 124 | çekici | attractive | O, çok çekici bir kişiliğe sahip. |
| 125 | teknik | technical | Bu teknik bilgi çok önemli. |
| 126 | meşgul | busy | Bugün çok meşgul olduğum için dışarı çıkamayacağım. |
| 127 | cinsel | sexual | Bu kitapta cinsel eğitim hakkında bilgiler var. |
| 128 | cesur | brave | cesur insanlar her zaman takdir edilir. |
| 129 | ayrı | separate | Onlar artık ayrı yaşıyorlar. |
| 130 | numaralı | numbered | O numaralı otobüs her 15 dakikada bir gelir. |
| 131 | yapılan | done | Bu projede yapılan işler çok önemli. |
| 132 | kocaman | huge | Bahçede kocaman bir ağaç var. |
| 133 | pahalı | expensive | Bu elbise çok pahalı, ama güzel. |
| 134 | sıradaki | next | sıradaki kişi lütfen sahneye gelsin. |
| 135 | heyecanlı | exciting | Bugün çok heyecanlı bir gün geçireceğim. |
| 136 | anlaşılan | apparent | anlaşılan herkes bu konuda hemfikir. |
| 137 | yasal | legal | Bu işlem yasal olarak kabul ediliyor. |
| 138 | merkezi | central | Şirketin merkezi ofisi buradadır. |
| 139 | edilmiş | made | Bu proje daha önce edilmişti. |
| 140 | sevimli | cute | Kedim çok sevimli, her zaman oyun oynamak istiyor. |
| 141 | yıllık | annual | Bu derginin yıllık abonesiyim. |
| 142 | vahşi | wild | Ormanda vahşi hayvanlar yaşıyor. |
| 143 | parlak | bright | Gökyüzündeki yıldızlar çok parlak görünüyor. |
| 144 | duygusal | emotional | Film çok duygusal anlar içeriyordu. |
| 145 | karışık | confused | Bu yemek tarifi biraz karışık, dikkatli olmalısın. |
| 146 | çirkin | ugly | O resim gerçekten çirkin, hiç beğenmedim. |
| 147 | yoğun | intense | Bugün iş yerinde çok yoğun bir gün geçirdim. |
| 148 | sosyal | social | Bu etkinlik sosyal bir buluşma olacak. |
| 149 | eksik | missing | Bu projede bazı eksik bilgiler var. |
| 150 | temel | basic | Bu kitabın temel bilgileri çok faydalı. |
| 151 | federal | federal | Ülkenin federal yapısı oldukça karmaşık. |
| 152 | başarısız | unsuccessful | Proje başarısız oldu ve kimse mutlu değil. |
| 153 | acayip | strange | Bu film gerçekten acayip bir hikaye anlatıyor. |
| 154 | ulusal | national | Bugün ulusal bayram kutlanıyor. |
| 155 | genel | general | Bu konuda genel bir görüşme yapılacak. |
| 156 | profesyonel | professional | O, işinde gerçekten profesyonel biri. |
| 157 | düşük | low | Bu ayki gelirimiz düşük oldu. |
| 158 | gergin | tense | Toplantı sırasında herkes gergin görünüyordu. |
| 159 | yerel | local | Bu yerel restoran çok lezzetli yemekler yapıyor. |
| 160 | kibar | polite | O, her zaman kibar davranır. |
| 161 | pişman | regretful | Yaptığım şeyden pişman oldum. |
| 162 | havalı | cool | O, çok havalı bir araba sürüyor. |
| 163 | ucuz | cheap | Bu elbise oldukça ucuz fiyatlı. |
| 164 | kaba | rude | Onun davranışları çok kaba. |
| 165 | etkileyici | impressive | Onun konuşması çok etkileyici oldu. |
| 166 | önümüzdeki | upcoming | önümüzdeki hafta tatile çıkacağız. |
| 167 | yaralı | injured | O, kaza sırasında yaralı oldu. |
| 168 | romantik | romantic | Bu film çok romantik bir hikaye anlatıyor. |
| 169 | aksi | opposite | O aksi düşünüyorsa, sorun yok. |
| 170 | sağlıklı | healthy | Dengeli beslenmek sağlıklı yaşam için önemlidir. |
| 171 | olağanüstü | extraordinary | Bu manzara olağanüstü görünüyor. |
| 172 | silahlı | armed | silahlı saldırı haberleri endişe verici. |
| 173 | ödünç | borrowed | Kitapları ödünç alabilirsin, ama geri vermelisin. |
| 174 | dahaki | next | dahaki toplantıda daha fazla insan olacak. |
| 175 | bozuk | broken | Bu para bozuk, başka birini bulmalıyım. |
| 176 | kızıl | red | Onun kızıl saçları çok dikkat çekici. |
| 177 | fiziksel | physical | Bu fiziksel aktivite sağlıklı. |
| 178 | saf | pure | O, çok saf bir insandır. |
| 179 | karmaşık | complex | Bu problem oldukça karmaşık görünüyor. |
| 180 | geniş | wide | Bu oda çok geniş ve ferah. |
| 181 | lezzetli | delicious | Bu yemek gerçekten çok lezzetli. |
| 182 | yetenekli | talented | O, çok yetenekli bir sanatçı. |
| 183 | üzücü | sad | Haber çok üzücü ve herkes üzgün. |
| 184 | kırık | broken | Oyun alanındaki kırık oyuncakları atmalıyız. |
| 185 | geçici | temporary | Bu iş geçici bir süreliğine olacak. |
| 186 | ateşli | fiery | O, ateşli bir tartışma başlattı. |
| 187 | görünen | visible | Hava durumu raporuna göre, görünen bir yağmur var. |
| 188 | sadık | loyal | Köpeğim, bana her zaman sadık kalır. |
| 189 | geçerli | valid | Bu biletin geçerli olduğunu kontrol etmeliyiz. |
| 190 | hafif | light | Bu çanta oldukça hafif ve taşınması kolay. |
| 191 | yetkili | authorized | Bu konuda yetkili kişi benim. |
| 192 | şirin | cute | Kedim çok şirin bir hayvan. |
| 193 | hassas | sensitive | Bu konu oldukça hassas bir durum. |
| 194 | dolarlık | dollar's worth | Bu ürün dolarlık fiyatında satılıyor. |
| 195 | asıl | main | asıl sorun bu değil. |
| 196 | yüzlerce | hundreds | Bu kitapta yüzlerce sayfa var. |
| 197 | kuru | dry | Bu ekmek çok kuru olmuş. |
| 198 | bedava | free | Bu etkinlik tamamen bedava olacak. |
| 199 | yumuşak | soft | Bu yastık çok yumuşak, uyumak için ideal. |
| 200 | taze | fresh | Pazar yerinden taze sebzeler aldım. |
| 201 | ölümcül | deadly | Bu hastalık ölümcül olabilir, dikkatli ol. |
| 202 | sevdiği | beloved | Onun sevdiği müzik tarzı çok farklı. |
| 203 | kirli | dirty | Oda çok kirli, hemen temizlemeliyim. |
| 204 | gizemli | mysterious | O kitap çok gizemli, sonunu merak ediyorum. |
| 205 | hain | traitorous | O, hain bir plan yaptı. |
| 206 | yorgun | tired | Bugün çok çalıştım, yorgun hissediyorum. |
| 207 | emekli | retired | Babam emekli oldu, artık evde. |
| 208 | birleşik | combined | Bu iki grup birleşik bir proje yapacak. |
| 209 | eşcinsel | homosexual | O, toplumda kabul gören bir birey değil, çünkü eşcinsel bir kimliği var. |
| 210 | şaşırtıcı | surprising | Bugün hava ne kadar şaşırtıcı değişti. |
| 211 | minnettarım | i am grateful | Yardımın için gerçekten minnettarım. |
| 212 | bekleyen | waiting | Kapıda bekleyen bir sürü insan vardı. |
| 213 | nükleer | nuclear | nükleer enerji, gelecekte önemli bir kaynak olabilir. |
| 214 | net | clear | Cevapların net olması gerekiyor. |
| 215 | dik | upright | Dağın dik yamaçları zordur. |
| 216 | aylık | monthly | Bu derginin aylık abonesiyim. |
| 217 | kusursuz | perfect | Onun performansı gerçekten kusursuz idi. |
| 218 | keskin | sharp | Bu bıçak çok keskin, dikkat et! |
| 219 | kaçak | illegal | O, kaçak bir avcı olarak biliniyor. |
| 220 | minik | tiny | Kedim çok minik ve sevimli. |
| 221 | şişman | fat | Kedim biraz şişman oldu. |
| 222 | korkutucu | scary | O film çok korkutucuydı. |
| 223 | acımasız | ruthless | O, çok acımasız bir insan. |
| 224 | ince | thin | Bu kitap çok ince, dikkatli okumak lazım. |
| 225 | sivil | civil | O, sivil bir vatandaş. |
| 226 | sonsuz | infinite | Gökyüzü sonsuz gibi görünüyor. |
| 227 | düz | flat | Yol düz ve geniş, sürmek kolay. |
| 228 | kilitli | locked | Kapı kilitli, anahtarı bulmalıyız. |
| 229 | koruyucu | protective | Güneşten korunmak için koruyucu krem sürmelisin. |
| 230 | sabit | fixed | Bu masa sabit duruyor, kaymıyor. |
| 231 | borçlu | indebted | O, bankaya borçlu durumda. |
| 232 | yedek | spare | Arabanın yedek lastiği bagajda. |
| 233 | sihirli | magical | Bu sihirli değnek her şeyi değiştirebilir. |
| 234 | modern | modern | Bu bina çok modern bir tasarıma sahip. |
| 235 | mevcut | current | Sınıfta mevcut öğrenci sayısı on. |
| 236 | rezil | miserable | O, yaptığı hatayla rezil oldu. |
| 237 | klasik | classic | Bu eser klasik müzik kategorisinde. |
| 238 | üvey | step- | Onun üvey kardeşi çok tatlı. |
| 239 | yerli | local | Bu yerli ürünler daha ucuz. |
| 240 | önemsiz | insignificant | Bu detay önemsiz değil. |
| 241 | pembe | pink | Onun pembe elbisesi çok güzel. |
| 242 | kanlı | bloody | O film çok kanlı sahneler içeriyor. |
| 243 | bitmiş | finished | Proje bitmiş durumda, artık sunabiliriz. |
| 244 | haksız | unjust | O, bu durumda haksız davrandı. |
| 245 | alçak | low | O, alçak bir sesle konuştu. |
| 246 | düzenli | regular | O, düzenli bir şekilde çalışıyor. |
| 247 | etkili | effective | Bu yöntem oldukça etkili oldu. |
| 248 | güvenilir | reliable | O, çok güvenilir bir arkadaş. |
| 249 | uluslararası | international | Bu uluslararası bir organizasyon. |
| 250 | haberdar | aware | Yeni gelişmelerden haberdar olmak istiyorum. |
Free forever · No card · No password