The 250 Most Common Turkish Verbs

Ranked by real-world frequency and an example sentence. Study all of them free with spaced repetition.

This page collects the most common Turkish verbs you'll actually run into in everyday Turkish, ranked by how often they show up in real usage. Each entry comes with a clear English translation and an example sentence, so you can see the verb doing its job in context rather than sitting alone on a flashcard.

Turkish verbs carry a lot of grammatical weight in their endings, so a list like this one is worth learning in frequency order rather than alphabetically. Start from the top: verbs such as etmek, yapmak, olmak, and gitmek appear constantly because they combine with other words or express the basic actions of daily life, and knowing them cold makes everything else easier to pick up.

Learn These Turkish Verbs Free

Free forever · No card · No password

More Turkish lists: Words Nouns Adjectives Adverbs About learning Turkish

The 250 Most Common Turkish Verbs: the list

# Turkish English Example
1 etmek to do Ödevimi etmek istiyorum.
2 bilmek to know Onun nerede olduğunu bilmek istiyorum.
3 yapmak to make Bugün yemek yapmak zorundayım.
4 olmak to be Hayallerim gerçek olmak istiyorum.
5 istemek to want Sana yardım istemek istiyorum.
6 gitmek to go Okula gitmek zorundayım.
7 demek to say Bu, onun demek istediği anlamına geliyor.
8 gelmek to come Yarın toplantıya gelmek istiyorum.
9 söylemek to say Sana bir şey söylemek istiyorum.
10 vermek to give Sana bir hediye vermek istiyorum.
11 görmek to see Seni tekrar görmek istiyorum.
12 almak to take Yarın marketten ekmek almak istiyorum.
13 bulmak to find Kaybolan anahtarımı bulmak zor oldu.
14 kalmak to stay Bu gece evde kalmak istiyorum.
15 çalışmak to work Sınav için çok çalışmak zorundayım.
16 düşünmek to think Bazen yalnız düşünmek iyi gelir.
17 beklemek to wait Otobüsü beklemek zorundayım.
18 bak to look Ona dikkatlice bak!
19 sevmek to love Hayvanları sevmek çok önemli.
20 gel to come Hemen gel buraya!
21 konuşmak to speak Seninle konuşmak istiyorum.
22 çıkmak to exit Dışarı çıkmak için hazır mısın?
23 bakmak to look Ona dikkatlice bakmak lazım.
24 duymak to hear Onun sesini duymak istiyorum.
25 öldürmek to kill Hayvanları öldürmek doğru değil.
26 getirmek to bring Lütfen bana su getirmek.
27 girmek to enter Sınıfa girmek için kapıyı açmalısın.
28 bırakmak to leave O, kitabı bırakmak istemedi.
29 başlamak to start Toplantıya başlamak için geç kalmayalım.
30 aramak to search Onu aramak istiyorum.
31 dönmek to return Yarın eve dönmek zorundayım.
32 yaşamak to live Burada yaşamak çok mutluyum.
33 istememek to not want O, bunu istememek.
34 geçmek to pass Zaman geçmek bilmiyorum.
35 dinlemek to listen Müzik dinlemek çok keyifli.
36 çıkarmak to take out Cebinden anahtarı çıkarmak unuttum.
37 ver to give Lütfen bana bir şans ver.
38 devam to continue Dersimize devam edelim.
39 kullanmak to use Bu aracı kullanmak zorundayım.
40 anlamak to understand Seni anlamak istiyorum.
41 göstermek to show Bana doğru yolu göstermek.
42 çekmek to pull Resim çekmek istiyorum.
43 durmak to stop Burada durmak zorundayız.
44 görünmek to appear O, çok mutlu görünmek.
45 tutmak to hold Kalemi sıkı bir şekilde tutmak.
46 dilemek to wish Herkese mutluluk dilemek istiyorum.
47 dur to stop Lütfen burada dur.
48 git to go Okula git zamanı geldi.
49 tanımak to know Yeni arkadaşımı tanımak için onunla daha fazla zaman geçirmeliyim.
50 hissetmek to feel Bu güzel müziği dinlerken kendimi hissetmek istiyorum.
51 ol to be Başarılı bir öğrenci ol için çok çalışmalısın.
52 sormak to ask Öğretmene bir şey sormak istiyorum.
53 götürmek to take Çocukları parka götürmek istiyorum.
54 bil to know Bu konuyu daha iyi bil için araştırmalıyım.
55 al to take Marketten ekmek al unutma.
56 atmak to throw Çöpleri dışarı atmak lazım.
57 anlatmak to explain Bu hikayeyi sana anlatmak istiyorum.
58 öğrenmek to learn Yeni bir dil öğrenmek çok eğlenceli.
59 unutmak to forget Önemli bir randevuyu unutmak istemiyorum.
60 geçirmek to spend Tatilimi güzel bir yerde geçirmek istiyorum.
61 oturmak to sit Sınıfta en ön sırada oturmak istiyorum.
62 bahsetmek to mention Bu konudan bahsetmek istemiyorum.
63 yapabilmek to be able to do Bu soruyu çözmek için çok çalışmalıyım, yoksa yapabilmek zor.
64 ölmek to die Hayvanların doğal yaşam döngüsü içinde ölmek de vardır.
65 yapmamak to not do Bu hatayı tekrar yapmamak için dikkatli olmalıyım.
66 yazmak to write Bugün bir mektup yazmak istiyorum.
67 hatırlamak to remember Geçmişteki güzel anıları hatırlamak istiyorum.
68 bitmek to finish Bu film çok güzel, ama hemen bitmek istemiyorum.
69 kaybetmek to lose Anahtarımı kaybetmek istemiyorum, çok önemli.
70 oynamak to play Çocuklar parkta oynamak çok eğleniyor.
71 içmek to drink Sıcak havalarda su içmek çok önemlidir.
72 sanmak to think Bazen insanları yanlış sanmak zorundayız.
73 denemek to try Yeni bir tarif denemek istiyorum.
74 koymak to put Kitapları rafına koymak lazım.
75 korkmak to fear Karanlıktan korkmak çocuklar vardır.
76 vurmak to hit Topa vurmak için iyi bir pozisyon al.
77 kazanmak to win Bu yarışmayı kazanmak istiyorum.
78 edebilmek to be able to do Başarılı olmak için çok çalışmak edebilmek gerekir.
79 kaçmak to escape Zor durumda kaçmak istemiyorum.
80 kapatmak to close Pencereyi kapatmak unuttum.
81 kurtarmak to save Onu tehlikeden kurtarmak zorundaydım.
82 inanmak to believe Herkesin ona inanmak zorunda olmadığını biliyorum.
83 edinmek to acquire Yeni bir dil edinmek için çok çalışmalısın.
84 göndermek to send Mektubu hemen göndermek istiyorum.
85 çalmak to steal Kapıyı çalmak için izin almalısın.
86 ara to search Onu hemen ara ve haber ver.
87 izlemek to watch Film izlemek için sinemaya gideceğiz.
88 tanışmak to meet Seninle tanışmak çok isterim.
89 görmemek to not see Onu bir daha görmemek istemiyorum.
90 vermemek to not give Ona bu bilgiyi vermemek zorundayım.
91 varmak to arrive Hedefe zamanında varmak için çalışmalıyız.
92 açmak to open Kapıyı açmak için anahtarı bulmalıyım.
93 yeter to be enough Bu kadar yeter bana yetiyor.
94 okumak to read Her gün kitap okumak faydalıdır.
95 düşmek to fall Yolda kayıp düşmek istemiyorum.
96 yakalamak to catch Topu yakalamak için hızlı olmalısın.
97 yürümek to walk Her sabah parka gitmek için yürümek zorundayım.
98 değiştirmek to change Hayatımı değiştirmek istiyorum.
99 davranmak to behave İnsanlara iyi davranmak gerekir.
100 sağlamak to provide İhtiyaçlarını sağlamak zorundayım.
101 halletmek to handle Sorunları halletmek zorundayız.
102 sürmek to last Yolculuğum bir saat sürmek devam edecek.
103 yatmak to lie down Gece erken yatmak iyi olur.
104 gülmek to laugh Komik bir film izlerken gülmek zorundaydım.
105 ayrılmak to separate Arkadaşlarımdan ayrılmak istemiyorum.
106 çekilmek to withdraw Resimden çekilmek istemiyorum.
107 korumak to protect Çocukları korumak çok önemlidir.
108 bulunmak to be found Bu kitap kütüphanede bulunmak.
109 benzemek to resemble O, babasına benzemek bir çocuk.
110 kalkmak to get up Sabah erken kalkmak zorundayım.
111 uyumak to sleep Gece geç saatlere kadar uyumak istemiyorum.
112 yapamamak to be unable to do Bu ödevi yapamamak beni üzüyor.
113 edememek to not be able to do Bu soruyu edememek zor.
114 bitirmek to finish Bu projeyi bitirmek istiyorum.
115 endişelenmek to worry Bu konuda endişelenmek gereksiz.
116 evlenmek to marry Onlar yazın evlenmek istiyorlar.
117 olabilmek to be able to be Başarılı olabilmek için çok çalışmalıyız.
118 sevinmek to be glad Başarılarını görünce sevinmek istiyorum.
119 ödemek to pay Faturayı zamanında ödemek gerekiyor.
120 satmak to sell Eski eşyalarını satmak istiyor.
121 çağırmak to call Arkadaşlarını çağırmak için bir parti düzenleyeceğim.
122 kesmek to cut Ağaçları kesmek için izin almak lazım.
123 seçmek to choose En iyi seçeneği seçmek zorundayız.
124 terk to abandon Bazen insanları terk etmek zorunda kalıyoruz.
125 edilmek to be done Bu işin zamanında edilmek için çalışmalıyız.
126 hoşlanmak to like Ben bu filmden hoşlanmak çok keyif aldım.
127 yapılmak to be made Bu işin hemen yapılmak gerektiğini düşünüyorum.
128 almamak to not take Bu teklifi almamak zorundayım.
129 saklamak to keep Sırlarını saklamak iyi bilirim.
130 durdurmak to stop Bu projeyi durdurmak zorundayız.
131 giymek to wear Bugün yeni elbisemi giymek istiyorum.
132 ilgilenmek to be interested Hobilerimle ilgilenmek benim için önemlidir.
133 kaldırmak to lift Masayı kaldırmak için yardım etmelisin.
134 değişmek to change Hayatımda bazı şeylerin değişmek zorundayım.
135 affetmek to forgive Geçmişteki hataları affetmek önemlidir.
136 başarmak to succeed Hayallerimi başarmak için çok çalışıyorum.
137 görüşmek to meet Yarın seninle görüşmek istiyorum.
138 takmak to put on Bugün yeni bir saat takmak istiyorum.
139 kurmak to establish Yeni bir şirket kurmak istiyorum.
140 kaybolmak to get lost Ormanda kaybolmak istemiyorum.
141 kurtulmak to escape Bu sorundan kurtulmak zor.
142 alamamak to not take O, istediği kitabı alamamak.
143 koşmak to run Sabahları parkta koşmak seviyorum.
144 hazırlamak to prepare Yemek için malzemeleri hazırlamak gerekiyor.
145 görebilmek to be able to see Onu bir daha görebilmek isterim.
146 özlemek to miss Arkadaşımı çok özlemek başladım.
147 dokunmak to touch Ona dokunmak istemiyorum.
148 yaratmak to create Sanatçı yeni bir eser yaratmak istiyor.
149 bayılmak to faint Bu müziğe bayılmak üzereyim.
150 taşımak to carry Ağır eşyaları taşımak zor.
151 uyanmak to wake up Sabah erken uyanmak zorundayım.
152 anlaşılmak to be understood Düşüncelerimi anlaşılmak istiyorum.
153 toplamak to gather Çocuklar bahçede yaprakları toplamak.
154 ulaşmak to reach Hedefe ulaşmak için çalışmalıyız.
155 açıklamak to explain Bu durumu açıklamak zorundayım.
156 görememek to not see Onu neden görememek istiyorsun?
157 sokmak to insert Anahtarı kapıya sokmak zorundayım.
158 yaklaşmak to approach Ona yaklaşmak istemiyorum.
159 güvenmek to trust Arkadaşına güvenmek her zaman önemlidir.
160 bulamamak to not find Kitabı bulamamak beni üzüyor.
161 ağlamak to cry Çocuklar bazen ağlamak ister.
162 gelebilmek to be able to come Toplantıya gelebilmek için erken çıkmalıyım.
163 yakmak to burn Kamp ateşini yakmak için odun topladık.
164 üzülmek to be sad Kötü haberleri duyunca üzülmek istemiyorum.
165 uğramak to visit Yolda markete uğramak istiyorum.
166 takılmak to hang out Arkadaşlarımla parka takılmak istiyorum.
167 buluşmak to meet Arkadaşlarımla sinemada buluşmak için sözleştik.
168 öldürülmek to be killed Bu hikaye bir cinayetle öldürülmek başlıyor.
169 alınmak to be taken Bu kitap kütüphaneden alınmak zor.
170 büyümek to grow Çocukların sağlıklı büyümek için iyi beslenmesi gerekir.
171 çözmek to solve Bu problemi çözmek için biraz düşünmeliyim.
172 yanmak to burn Kamp ateşinin yanmak için odun eklemeliyiz.
173 beğenmek to like Bu filmi çok beğenmek istiyorum.
174 kırmak to break Dikkatsizce bir şeyi kırmak istemiyorum.
175 doğmak to be born Güneş her sabah doğmak için doğar.
176 gerekmemek to not need Bu kadar çalışmaya gerekmemek, dinlenmelisin.
177 savaşmak to fight Adalet için savaşmak her zaman önemlidir.
178 ummak to hope Başarı için çok çalışmayı ummak gerekir.
179 öğretmek to teach Öğretmenler, öğrencilere bilgi öğretmek için buradalar.
180 çıkartmak to take out Cebinden anahtarını çıkartmak zorlandı.
181 atlamak to jump Kedi yüksekten atlamak çok seviyor.
182 ayarlamak to arrange Randevuyu ayarlamak için aradım.
183 dayanmak to endure Bu zorluğa dayanmak zorlanıyorum.
184 temizlemek to clean Odayı temizlemek için biraz zaman harcadım.
185 inmek to descend Otobüsten inmek için kapıya doğru ilerliyoruz.
186 açılmak to open Kapının açılmak için anahtarı bulmalıyız.
187 saldırmak to attack Köpek aniden ona saldırmak başladı.
188 binmek to ride Otobüse binmek için acele et.
189 verememek to be unable to give Bu konuda yardım verememek istemiyorum.
190 karışmak to mix Başka işlere karışmak istemiyorum.
191 konuşabilmek to be able to talk Onunla konuşabilmek için biraz pratik yapmalıyım.
192 bakmamak to not look Ona bakmamak için elimden geleni yaptım.
193 dolaşmak to wander Parkta dolaşmak güzel bir gün geçirdik.
194 anlayamamak to not understand Bu konuyu anlayamamak beni çok üzüyor.
195 harcamak to spend Parayı dikkatli harcamak gerekiyor.
196 uçmak to fly Kuşlar gökyüzünde uçmak için özgürdür.
197 yollamak to send Arkadaşımın doğum günü için ona bir hediye yollamak istiyorum.
198 planlamak to plan Yaz tatilini iyi planlamak gerekir.
199 mahvetmek to ruin Yanlış kararlar hayatı mahvetmek olabilir.
200 araştırmak to research Yeni bir konu hakkında araştırmak yapmalıyım.
201 yanılmak to be mistaken Herkesin yanılmak hakkı vardır, önemli olan ders çıkarmaktır.
202 diyebilmek to be able to say İngilizceyi iyi diyebilmek için çok çalışmalısın.
203 bağlamak to tie Bu ipi dikkatlice bağlamak gerekiyor.
204 taşınmak to move Yeni bir eve taşınmak için hazırlık yapıyoruz.
205 gözükmek to appear Bu elbise sana çok güzel gözükmek.
206 sayılmak to be considered O, en iyi oyunculardan biri sayılmak.
207 indirmek to download Uygulamayı indirmek için buraya tıklayın.
208 korkutmak to scare Karanlık beni korkutmak için ışık açtım.
209 uyarmak to warn Seni uyarmak istiyorum, dikkatli ol.
210 anlaşmak to agree İki tarafın anlaşmak için bir araya gelmesi gerekiyor.
211 hazırlanmak to prepare Yarınki sınav için iyi hazırlanmak gerekiyor.
212 kızmak to be angry Arkadaşımın söylediklerine kızmak istemiyorum.
213 delirmek to go crazy Bazen çok çalışmaktan delirmek üzereyim.
214 karşılaşmak to encounter Onunla yarın karşılaşmak istiyorum.
215 verilmek to be given Bu ödül ona verilmek istendi.
216 sayılmamak to not be counted Bu durum sayılmamak için çok önemli.
217 ayırmak to separate İki grubu ayırmak zorundayım.
218 patlamak to pop Balonlar patlamak üzere.
219 söyleyememek to be unable to say Duygularımı söyleyememek zorlanıyorum.
220 vurulmak to be hit Oyun sırasında topun ona vurulmak istemedi.
221 kokmak to smell Bu çiçekler çok güzel kokmak.
222 suçlamak to accuse Herkesi suçlamak yerine önce düşünmelisin.
223 emretmek to command Patron, çalışanlarına emretmek zorunda kaldı.
224 şaşırmak to be surprised Bu haberi duyduğumda çok şaşırmak kaldım.
225 oluşmak to form Bir takımın oluşmak için çalışması gerekir.
226 çevirmek to turn Bu metni çevirmek zorundayım.
227 hatırlatmak to remind Bana yarınki toplantıyı hatırlatmak ister misin?
228 basmak to press Kitapları basmak için bir matbaaya ihtiyacım var.
229 yaptırmak to have done Evimi yeniden yaptırmak istiyorum.
230 sunmak to present Öğretmen, öğrencilere yeni bilgileri sunmak için bir sunum yaptı.
231 kapamak to close Lütfen kapıyı kapamak unutma.
232 düzeltmek to correct Hatalarımı düzeltmek için tekrar kontrol ettim.
233 paylaşmak to share Başarılarımızı paylaşmak her zaman güzeldir.
234 saklanmak to hide Çocuklar bahçede saklanmak için oyun oynuyor.
235 vazgeçmek to give up Hayallerinden vazgeçmek istemiyorum.
236 kanıtlamak to prove Gerçekleri kanıtlamak zorundayız.
237 çarpmak to hit Topu çarpmak için dikkatli ol.
238 dolmak to fill Kupa suyla dolmak üzere.
239 öpmek to kiss Onu öpmek istiyorum.
240 hissetmemek to not feel Bu durumu hissetmemek istemiyorum.
241 önermek to suggest Sana bir fikir önermek istiyorum.
242 bulabilmek to be able to find Bu kitabı nerede bulabilmek zor.
243 bağırmak to shout Çocuklar parka gidince bağırmak istiyor.
244 bozmak to break Onun planını bozmak istemiyorum.
245 kıpırdamak to move Sınıfta sessiz durmak için kıpırdamak zorundayız.
246 duymamak to not hear Bazen insanın duymamak istediği anlar olur.
247 düşürmek to drop Kitabı yere düşürmek istemedim ama oldu.
248 doldurmak to fill Su şişesini doldurmak unuttum.
249 rahatlamak to relax Biraz yürüyüş yaparak rahatlamak istiyorum.
250 kastetmek to mean Onun neyi kastetmek istediğini anlamadım.

Tips for learning Turkish verbs

Start Learning Turkish Free

Free forever · No card · No password