Home and daily life vocabulary is some of the most useful Turkish you can learn, because you need it every single day: describing your house, talking about chores, or explaining where something is. This themed list gathers common words for rooms, furniture, and everyday actions such as temizlemek (to clean) and taşınmak (to move), each with an English translation and an example sentence so you can see the word in context.
Rather than memorising isolated translations, use the examples to notice how these words combine with suffixes and with other words in real Turkish. Vocab Voyage turns the list into spaced-repetition flashcards: you type the Turkish word for an English prompt, accents are forgiven, and reviews are scheduled so the words that describe your home and routine actually stick.
Free forever · No card · No password
| # | Turkish | English | Type | Example |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ev | house | noun | Yarın yeni bir ev almayı düşünüyoruz. |
| 2 | oda | room | noun | Bu oda çok geniş ve aydınlık. |
| 3 | evde | at home | adverb | Bugün evde kalmayı planlıyorum. |
| 4 | yatak | bed | noun | Gece uyumak için yatak hazırladım. |
| 5 | anahtar | key | noun | Kapıyı açmak için anahtar bulmalıyım. |
| 6 | kapı | door | noun | Evimizin kapı her zaman açık. |
| 7 | kat | floor | noun | Bina üç kat yüksek. |
| 8 | eşya | belongings | noun | Odayı toplarken eşya buldum. |
| 9 | duvar | wall | noun | Odayı boyamak için duvar hazırladım. |
| 10 | masa | table | noun | Yemek için büyük bir masa hazırladım. |
| 11 | temizlemek | to clean | verb | Odayı temizlemek için biraz zaman harcadım. |
| 12 | taşınmak | to move | verb | Yeni bir eve taşınmak için hazırlık yapıyoruz. |
| 13 | banyo | bath | noun | Her sabah banyo yapmayı unutmamalısın. |
| 14 | tuvalet | toilet | noun | Evdeki tuvalet nerede? |
| 15 | salon | hall | noun | Evdeki salon çok geniş. |
| 16 | çamaşır | laundry | noun | Bugün evdeki çamaşır yıkamam gerekiyor. |
| 17 | sandalye | chair | noun | Oturmak için bir sandalye bulmalıyım. |
| 18 | dolap | cupboard | noun | Odanın köşesinde bir dolap var. |
| 19 | pencere | window | noun | Oda çok sıcak, pencere açmalıyız. |
| 20 | çatı | roof | noun | Evimizin çatı onarılması gerekiyor. |
| 21 | koltuk | armchair | noun | Oturmak için rahat bir koltuk buldum. |
| 22 | temizlik | cleaning | noun | Evde temizlik yapmayı unuttum. |
| 23 | havuz | pool | noun | Yazın serinlemek için havuz çok keyifli. |
| 24 | perde | curtain | noun | Oda çok sıcak, lütfen perde kapat. |
| 25 | duş | shower | noun | Her sabah bir duş almayı severim. |
| 26 | lamba | lamp | noun | Odayı aydınlatmak için lamba açmayı unutma. |
| 27 | koridor | corridor | noun | Okulun koridor çok uzun ve dar. |
| 28 | asansör | elevator | noun | Yüksek katlara çıkmak için asansör kullanmalıyız. |
| 29 | tavan | ceiling | noun | Odanın tavan çok yüksek. |
| 30 | lavabo | sink | noun | Banyoda bir lavabo var. |
| 31 | yastık | pillow | noun | Yatakta bir yastık unuttum. |
| 32 | fener | lantern | noun | Gece yürüyüşü için bir fener almayı unuttum. |
| 33 | apartman | apartment | noun | Yeni apartman çok modern görünüyor. |
| 34 | bodrum | basement | noun | Evimizin bodrum katında birçok eski eşya var. |
| 35 | sığınak | shelter | noun | Deprem sırasında sığınaka gitmeliyiz. |
| 36 | garaj | garage | noun | Aracımı garajda park ettim. |
| 37 | battaniye | blanket | noun | Gece soğuk olduğu için battaniye almayı unuttum. |
| 38 | ahır | barn | noun | Çiftlikte bir ahır var. |
| 39 | raf | shelf | noun | Kitaplarımı koymak için bir raf alacağım. |
| 40 | buzdolabı | refrigerator | noun | Meyvelerimizi buzdolabı içinde saklıyoruz. |
| 41 | havalandırma | ventilation | noun | Oda çok sıcak, havalandırma sistemini açmalıyız. |
| 42 | küvet | bathtub | noun | Banyo yaparken küvet doldurdum. |
| 43 | çit | fence | noun | Bahçenin etrafında bir çit var. |
| 44 | kanepe | sofa | noun | Odaya yeni bir kanepe almayı düşünüyoruz. |
| 45 | süpürge | broom | noun | Evi temizlemek için bir süpürge almayı unuttum. |
| 46 | evindeki | in your house | adjective | Onun evindeki eşyaları çok güzel. |
| 47 | hamam | bath | noun | Şehirdeki eski hamam çok güzel. |
| 48 | kabine | cabinet | noun | Toplantı için kabine geç kalmamalıyız. |
| 49 | pijama | pajamas | noun | Gece yatmadan önce rahat bir pijama giymeyi seviyorum. |
| 50 | villa | villa | noun | Yaz tatilinde deniz kenarında bir villa kiraladık. |
| 51 | şemsiye | umbrella | noun | Yağmurda şemsiye kullanmayı unuttum. |
| 52 | teras | terrace | noun | Evimizin teras manzarası harika. |
| 53 | önlük | apron | noun | Okulda önlük giymek zorundayız. |
| 54 | yazlık | summer house | noun | Bu yaz ailemle bir yazlık kiraladık. |
| 55 | kiracı | tenant | noun | Ev sahibi, yeni bir kiracı arıyor. |
| 56 | konak | mansion | noun | Köyde büyük bir konak var. |
| 57 | sera | greenhouse | noun | Bahçede bir sera kurmayı planlıyoruz. |
| 58 | sofra | table | noun | Akşam yemeği için sofra hazırlandı. |
| 59 | beşik | cradle | noun | Bebek için yeni bir beşik aldık. |
| 60 | konut | housing | noun | Şehirde yeni bir konut inşa ediliyor. |
| 61 | paspas | doormat | noun | Kapının önüne yeni bir paspas koydum. |
| 62 | çamaşırhane | laundry | noun | Evdeki çamaşırhane çok kalabalık. |
| 63 | mahzen | the cellar | noun | Eski mahzen çok ilginç hikayeler barındırıyor. |
| 64 | ikamet | residence | noun | Yeni ikamet adresimi güncelledim. |
| 65 | yataklık | bedding | noun | Yeni bir yataklık almak istiyorum. |
| 66 | döşeme | flooring | noun | Odanın döşeme rengi çok hoş. |
| 67 | tadilat | renovation | noun | Evde bir tadilat yapmamız gerekiyor, çok eski. |
| 68 | baraka | shack | noun | Bahçede bir baraka yapmak istiyorum. |
| 69 | veranda | veranda | noun | Evimizin verandasında oturmayı seviyorum. |
| 70 | ütü | iron | noun | Kıyafetleri düzgün yapmak için ütü kullanmalıyız. |
| 71 | divan | divan | noun | Odaya yeni bir divan aldık. |
| 72 | soba | stove | noun | Kışın evdeki soba çok işe yarar. |
| 73 | terlik | slipper | noun | Evde terlik giymeyi seviyorum. |
| 74 | tava | pan | noun | Yemek pişirmek için bir tava kullanmalıyız. |
| 75 | çekmece | drawer | noun | Masada bir çekmece var. |
| 76 | klozet | toilet | noun | Banyoda yeni bir klozet var. |
| 77 | dekor | decor | noun | Oda dekor çok şık. |
| 78 | yorgan | quilt | noun | Soğuk gecelerde yorgan altında uyumak çok rahat. |
| 79 | sürahi | jug | noun | Masada bir sürahi su var. |
| 80 | bornoz | bathrobe | noun | Yüzme sonrası bornoz giymeyi seviyorum. |
| 81 | ısıtıcı | heater | noun | Kışın evde ısıtıcı kullanmak zorundayız. |
| 82 | kiler | pantry | noun | Mutfakta bir kiler var, orada yiyecekler saklanıyor. |
| 83 | yastığın | your pillow | noun | yastığın altında bir şey var mı? |
| 84 | ranza | bunk bed | noun | Küçük odada bir ranza var. |
| 85 | kalorifer | radiator | noun | Kışın kaloriferi açmayı unutma, soğuk olur. |
| 86 | hasır | mat | noun | Sandalye, hasır ile kaplanmış. |
It focuses on everyday nouns and verbs for home and daily life, such as ev (house), oda (room), kapı (door) and temizlemek (to clean), each shown with an example sentence so you can see natural usage.
It works well for A2 learners building core vocabulary and stays useful up to C1, since even advanced learners benefit from reviewing everyday words like eşya (belongings) or çamaşır (laundry) until recall is instant.
Sign up free with your email address, and the app turns this list into flashcards: you type the Turkish word for an English prompt, accents are forgiven, and spaced repetition brings words like taşınmak or dolap back just before you would otherwise forget them.
Learn Turkish · Words · Nouns · Verbs · Adjectives · Adverbs · Catalan vs Turkish: nearly identical words · Czech vs Turkish: nearly identical words · Danish vs Turkish: nearly identical words · Dutch vs Turkish: nearly identical words · Finnish vs Turkish: nearly identical words · French vs Turkish: nearly identical words · German vs Turkish: nearly identical words · Indonesian vs Turkish: nearly identical words · Italian vs Turkish: nearly identical words · Norwegian vs Turkish: nearly identical words · Polish vs Turkish: nearly identical words · Portuguese vs Turkish: nearly identical words · Romanian vs Turkish: nearly identical words · Spanish vs Turkish: nearly identical words · Swedish vs Turkish: nearly identical words · How many Turkish words do you need? · Turkish words you already know · Turkish City & Places vocabulary · Turkish Talking & Communication vocabulary · Turkish Art & Culture vocabulary · Turkish Describing Things vocabulary · Turkish Emotions & Personality vocabulary · Turkish Family & People vocabulary · Turkish Food & Drink vocabulary · Turkish Health & the Body vocabulary · Turkish Money & Finance vocabulary · Turkish Nature & Animals vocabulary · Turkish Numbers & Quantities vocabulary · Turkish School & Learning vocabulary · Turkish Shopping & Clothes vocabulary
Free forever · No card · No password