Turkish Time, Weather & Seasons Vocabulary

Telling the time, describing the weather, and talking about the calendar are among the first practical skills you need in Turkish, and this themed list gathers the words that come up most often when speakers do exactly that. You'll find basics like saat (hour), dakika (minute) and hafta (week) alongside everyday weather terms such as yağmur (rain) and fırtına (storm), plus the adverbs Turkish uses constantly to place events in time, like önceden (before) and birazdan (soon).

Turkish often marks time relationships with case suffixes rather than extra words, so this is a topic where pattern recognition pays off quickly. Work through the list with Vocab Voyage's spaced-repetition flashcards: you type the Turkish word for an English prompt, and reviews are scheduled so that trickier items like dönem (period) or tarih (history) come back just before you would otherwise forget them.

Start Learning Turkish Free

Free forever · No card · No password

Turkish Time, Weather & Seasons Vocabulary: the list

#TurkishEnglishTypeExample
1 zaman time noun zaman geçiyor, dikkat et.
2 sonra after adverb Ödevimi bitirdikten sonra dışarı çıkacağım.
3 an moment noun Bu an çok önemli.
4 saat hour noun Toplantı saat üçte başlayacak.
5 dakika minute noun Bir dakika bekle.
6 hafta week noun Bu hafta sonu sinemaya gideceğiz.
7 kez time noun Bu benim ilk kez burada.
8 gelecek future noun Hepimiz gelecek için umutluyuz.
9 sabah morning noun Her sabah erken kalkarım.
10 günü day noun Bugün çok özel bir günü.
11 erken early adjective Bugün erken kalktım.
12 geçmiş past noun
13 sene year noun Bu sene çok çalıştım.
14 defa time noun Bu defada daha dikkatli olmalıyım.
15 tarih history noun Bugünün tarih çok özel.
16 öğle noon noun Bugün öğle yemeği dışarıda yiyeceğiz.
17 önceden before adverb Toplantıya önceden haber vermeliyiz.
18 birazdan soon adverb Toplantı birazdan başlayacak, lütfen zamanında gel.
19 yağmur rain noun Bugün yağmur yağacak gibi görünüyor.
20 tatil holiday noun Yaz tatil için plaja gitmek istiyorum.
21 zamanında in time adverb Toplantıya zamanında gelmek önemlidir.
22 dönem period noun Bu dönem sınavlar için çok çalışmalıyım.
23 cuma friday noun Bu hafta cuma günü toplantı var.
24 fırtına storm noun Dışarıda büyük bir fırtına var.
25 cumartesi saturday noun Bu cumartesi günü sinemaya gideceğiz.
26 sezon season noun Bu sezon çok güzel bir hava var.
27 önümüzdeki upcoming adjective önümüzdeki hafta tatile çıkacağız.
28 dahaki next adjective dahaki toplantıda daha fazla insan olacak.
29 geceleri at nights adverb Yıldızları izlemek için geceleri dışarı çıkmayı seviyorum.
30 haftada per week adverb Ben haftada üç gün spor yapıyorum.
31 yüzyıl century noun Bu eser, on dokuzuncu yüzyıldan kalmadır.
32 salı tuesday noun Toplantımız salı günü yapılacak.
33 gündüz daytime noun Bugün hava çok güzel, özellikle gündüz saatlerinde dışarı çıkmayı seviyorum.
34 yağmak to rain verb Hava bugün yağmur yağmak gibi görünüyor.
35 sıcaklık temperature noun Bugün hava sıcaklık çok yüksek.
36 perşembe thursday noun Toplantı perşembe günü yapılacak.
37 yaz summer noun Bu yaz çok sıcak geçiyor.
38 haftadır for a week adverb Bir haftadır seni bekliyorum.
39 yılı year noun Bu yılı çok güzel geçti.
40 bahar spring noun bahar geldiğinde ağaçlar çiçek açar.
41 zamanla over time adverb Her şey zamanla daha iyi olacak, buna inanmalısın.
42 bugünlerde nowadays adverb bugünlerde hava çok sıcak, denize girmeliyiz.
43 yıllarca for years adverb O, yıllarca aynı şirkette çalıştı.
44 çağ era noun Bu çağ teknoloji ile dolu bir dönemdir.
45 şimdi now adverb şimdi dışarı çıkmalıyız.
46 çarşamba wednesday noun Toplantı çarşamba günü yapılacak.
47 sonradan afterwards adverb İşimi bitirdikten sonradan dışarı çıkacağım.
48 demin just now adverb demin dışarıda bir kedi gördüm.
49 zamanlama timing noun Toplantının zamanlama çok önemli.
50 gelecekte in the future adverb gelecekte daha iyi bir dünya umuyorum.
51 ocak january noun Mutfakta yeni bir ocak almayı düşünüyoruz.
52 temmuz july noun temmuz ayında tatile çıkmayı planlıyoruz.
53 haziran june noun Yaz tatili haziran ayında başlıyor.
54 ekim october noun Sonbahar aylarından biri olan ekim geldi.
55 vaktinde on time adverb Toplantıya vaktinde gelmek zorundayım.
56 hergün every day adverb O, hergün spor yapıyor.
57 gidiş departure noun Onun gidiş yolu çok uzundu.
58 saatlerce for hours adverb Dışarıda saatlerce beklemek zorunda kaldım.
59 sabahtan from the morning adverb Ben sabahtan çalışmaya başlıyorum.
60 yarınki tomorrow's adjective yarınki toplantıya katılmalıyım.
61 haftasonu weekend noun haftasonu pikniğe gitmeyi planlıyoruz.
62 mevsim season noun Yaz mevsiminde denize girmeyi seviyorum.
63 yılbaşı new year noun Bu yılbaşı partisi çok eğlenceli olacak.
64 sabahları in the mornings adverb Ben sabahları erken kalkarım.
65 dakikalık minute-long adjective Toplantı dakikalık bir süre içinde bitecek.
66 şubat february noun şubat ayında doğdum.
67 gezegende on the planet adverb Bu gezegende birçok yaşam var.
68 gelecekteki future adjective gelecekteki projelerimizi planlıyoruz.
69 şafak dawn noun şafak vakti yürüyüşe çıkmayı seviyorum.
70 haftalardır for weeks adverb haftalardır yağmur yağıyor.
71 yıldönümü anniversary noun Evlilik yıldönümü kutlaması yapacağız.
72 seneye next year adverb seneye tatile çıkmayı düşünüyorum.
73 önceleri formerly adverb Bu şehir önceleri çok daha sakin bir yerdi.
74 sabahki morning's adjective sabahki toplantı çok verimli geçti.
75 güneşli sunny adjective Bugün hava çok güneşli, dışarı çıkalım.
76 sonbahar autumn noun sonbahar geldi, ağaçlar sararıyor.
77 ebediyen forever adverb Bu anı ebediyen hatırlamak istiyorum.
78 takvim calendar noun Duvarımda bir takvim asılı.
79 dolunay full moon noun Bu gece gökyüzünde bir dolunay var.
80 geceleyin at night adverb geceleyin dışarıda yürümek tehlikeli olabilir.
81 ilerde later adverb ilerde daha iyi bir hayatım olacağını umuyorum.
82 sis fog noun Sabah erken saatlerde sis her yeri kapladı.
83 epeydir for a long time adverb Seni epeydir görmedim.
84 güncel current adjective Haberlerdeki güncel olayları takip etmek önemlidir.
85 gündüzleri during the day adverb Ben gündüzleri çalışmayı tercih ediyorum.
86 yağmurlu rainy adjective Bugün hava yağmurlu olacak.
87 şimdilerde nowadays adverb şimdilerde herkes sağlıklı yaşamaya önem veriyor.
88 müddet period noun Bu işin tamamlanması için bir müddet belirledik.
89 sonraları later adverb Öğle yemeğinden sonraları toplantıya gideceğiz.
90 senelik annual adjective Bu senelik toplantı çok önemli.
91 geceyarısı midnight noun Film, geceyarısı başladığında herkes uyuyordu.
92 batım sunset noun Güneşin batım saatinde gökyüzü çok güzeldir.
93 alacakaranlık twilight noun Akşam alacakaranlık çökmeye başladı.
94 kere time noun Bu kitabı üç kere okudum.
95 ortaçağ middle ages noun Tarih dersinde ortaçağ hakkında çok şey öğrendik.
96 senelerdir for years adverb Burada senelerdir yaşıyorum.
97 fırtınalı stormy adjective Bugün hava çok fırtınalı, dışarı çıkmak zor.
98 pazartesi monday noun Yeni projeye pazartesi başlayacağız.
99 rüzgarlı windy adjective Bugün hava çok rüzgarlı, dışarı çıkmak zor.
100 bulutlu cloudy adjective Bugün hava bulutlu ve yağmur yağabilir.
101 sağanak downpour noun Bugün sağanak yağmur bekleniyor.
102 yakında soon adverb Toplantı yakında başlayacak.
103 haftasonları on weekends noun Ben haftasonları sinemaya gitmeyi severim.
104 akabinde afterwards adverb Yemekten sonra akabinde çay içtik.
105 asırlardır for centuries adverb Bu gelenek asırlardır sürüyor.
106 sisli foggy adjective Bugün hava çok sisli, dışarı çıkmak zor.
107 ilelebet forever adverb Bu anı ilelebet hatırlayacağım.
108 saba morning noun Bugün saba çok güzel bir gün.
109 çoktandır for a long time adverb Ben çoktandır seni aramıyordum.
110 milenyum millennium noun Yeni milenyumda birçok değişim oldu.
111 yaşlılık old age noun yaşlılık döneminde sağlık çok önemlidir.
112 günbatımı sunset noun Bugün günbatımı çok güzel görünüyor.
113 yağış precipitation noun Bugün beklenen yağış çok fazla.
114 güz autumn noun Sonbahar, güz mevsimidir.
115 ilkbahar spring noun ilkbahar geldiğinde doğa canlanır.
116 muson monsoon noun Yaz aylarında muson yağmurları başlar.
117 bayağıdır for a long time adverb Onu bayağıdır görmedim.
118 kış winter noun kış aylarında hava çok soğuk olur.
119 eylül september noun Sonbaharın ilk ayı eylül geldi.
120 kışlık winter adjective Bugün kışlık giysilerimi çıkardım.

Tips

Frequently asked questions

What's the difference between zaman, kez and defa?

Zaman is "time" in the general sense, as in having time to do something, while kez and defa both mean "time" in the sense of an occurrence, the word you use after a number. Kez and defa are close synonyms in that use, so you can learn them as a pair.

Do I need a Turkish keyboard to practise this list?

No. You type the Turkish word for an English prompt, and answers are checked with accents forgiven, so a missing diacritic won't be marked wrong -- though it is still worth learning the full spelling.

What's the best way to make time and weather vocabulary stick?

Use words like yağmur (rain), fırtına (storm) and tatil (holiday) in short daily sentences -- describing today's weather or planning your week -- instead of reviewing them in isolation, and let the spaced-repetition schedule bring each one back just as you're about to forget it.

More Turkish

Learn Turkish · Words · Nouns · Verbs · Adjectives · Adverbs · Catalan vs Turkish: nearly identical words · Czech vs Turkish: nearly identical words · Danish vs Turkish: nearly identical words · Dutch vs Turkish: nearly identical words · Finnish vs Turkish: nearly identical words · French vs Turkish: nearly identical words · German vs Turkish: nearly identical words · Indonesian vs Turkish: nearly identical words · Italian vs Turkish: nearly identical words · Norwegian vs Turkish: nearly identical words · Polish vs Turkish: nearly identical words · Portuguese vs Turkish: nearly identical words · Romanian vs Turkish: nearly identical words · Spanish vs Turkish: nearly identical words · Swedish vs Turkish: nearly identical words · How many Turkish words do you need? · Turkish words you already know · Turkish City & Places vocabulary · Turkish Talking & Communication vocabulary · Turkish Art & Culture vocabulary · Turkish Describing Things vocabulary · Turkish Emotions & Personality vocabulary · Turkish Family & People vocabulary · Turkish Food & Drink vocabulary · Turkish Health & the Body vocabulary · Turkish Home & Daily Life vocabulary · Turkish Money & Finance vocabulary · Turkish Nature & Animals vocabulary · Turkish Numbers & Quantities vocabulary · Turkish School & Learning vocabulary

Start Learning Turkish Free

Free forever · No card · No password