If you're building Turkish travel vocabulary for an upcoming trip, or just want to talk about getting from A to B, this list covers the core nouns and verbs you'll actually need: vehicles like araba, otobüs, tren and uçak, travel nouns like yolculuk, seyahat and bilet, and the verbs that describe movement, such as binmek, inmek, ulaşmak and kaybolmak. These are the kinds of words that come up at stations, at hotel desks, and in everyday conversations about where you're going.
Each entry comes with an English translation and an example sentence, so you can see the word doing real work before you try to recall it yourself. You type the Turkish word for each English prompt, and Vocab Voyage's spaced repetition brings words back just when you're about to forget them -- no cramming, just steady practice.
Free forever · No card · No password
| # | Turkish | English | Type | Example |
|---|---|---|---|---|
| 1 | araba | car | noun | Yeni araba aldım. |
| 2 | götürmek | to take | verb | Çocukları parka götürmek istiyorum. |
| 3 | yol | road | noun | Bu yol çok kalabalık. |
| 4 | gemi | ship | noun | Denizde büyük bir gemi var. |
| 5 | sefer | trip | noun | Bu yılki ilk sefer çok keyifli geçti. |
| 6 | uçak | airplane | noun | Yarın sabah uçak ile seyahat edeceğiz. |
| 7 | kaybolmak | to get lost | verb | Ormanda kaybolmak istemiyorum. |
| 8 | ulaşmak | to reach | verb | Hedefe ulaşmak için çalışmalıyız. |
| 9 | otel | hotel | noun | Yaz tatilinde bir otel rezervasyonu yaptık. |
| 10 | yaklaşmak | to approach | verb | Ona yaklaşmak istemiyorum. |
| 11 | araç | vehicle | noun | Bu araç çok kullanışlı. |
| 12 | gelebilmek | to be able to come | verb | Toplantıya gelebilmek için erken çıkmalıyım. |
| 13 | uğramak | to visit | verb | Yolda markete uğramak istiyorum. |
| 14 | yolculuk | journey | noun | Bu yolculuk çok uzun sürecek. |
| 15 | tren | train | noun | tren saat onda kalkacak. |
| 16 | inmek | to descend | verb | Otobüsten inmek için kapıya doğru ilerliyoruz. |
| 17 | binmek | to ride | verb | Otobüse binmek için acele et. |
| 18 | uçmak | to fly | verb | Kuşlar gökyüzünde uçmak için özgürdür. |
| 19 | bilet | ticket | noun | Sinema bilet almak için uzun bir kuyruk vardı. |
| 20 | taksi | taxi | noun | Bir taksi çağırabilir misin? |
| 21 | kamyon | truck | noun | Yolda büyük bir kamyon geçiyor. |
| 22 | otobüs | bus | noun | Sabah otobüsle işe gidiyorum. |
| 23 | seyahat | travel | noun | Bu yaz bir Avrupa seyahat yapmayı planlıyorum. |
| 24 | tekne | boat | noun | Gölün ortasında bir tekne var. |
| 25 | gülümsemek | to smile | verb | Onunla konuşurken gülümsemek zorundayım. |
| 26 | uçuş | flight | noun | Bugünkü uçuş saat on iki de kalkacak. |
| 27 | gezmek | to wander | verb | Yaz tatilinde yeni yerler gezmek istiyorum. |
| 28 | yolcu | passenger | noun | Trende bir yolcu kaybolmuş. |
| 29 | helikopter | helicopter | noun | Gökyüzünde bir helikopter uçuyor. |
| 30 | bisiklet | bicycle | noun | Yazın bisiklet sürmek çok eğlenceli. |
| 31 | havaalanı | airport | noun | Uçuşumuz havaalanı saat onda. |
| 32 | uçurmak | to fly | verb | Çocuklar kâğıt uçakları uçurmak istiyor. |
| 33 | gezi | trip | noun | Bu yaz ailemle güzel bir gezi planlıyoruz. |
| 34 | rota | route | noun | Yolculuk için en iyi rota belirlenmeli. |
| 35 | pasaport | passport | noun | Yurt dışına çıkmak için pasaport gerekli. |
| 36 | geliş | arrival | noun | Şirketin gelişleri çok iyi. |
| 37 | bagaj | luggage | noun | Havaalanında bagajımı bulmakta zorlandım. |
| 38 | karavan | caravan | noun | Yaz tatilinde karavan ile seyahat etmeyi planlıyoruz. |
| 39 | kargo | cargo | noun | Bugün kargo gelecek. |
| 40 | bavul | suitcase | noun | Seyahate çıkmadan önce bavul hazırladım. |
| 41 | çadır | tent | noun | Yaz tatilinde bir çadırda kalmayı planlıyoruz. |
| 42 | metro | metro | noun | Şehirde hızlıca gitmek için metro kullanmalısın. |
| 43 | rezervasyon | reservation | noun | Otel için rezervasyon yaptırmayı unuttum. |
| 44 | balayı | honeymoon | noun | Yeni evliler, balayı için tatile gitti. |
| 45 | turist | tourist | noun | Şehirde birçok turist var. |
| 46 | motosiklet | motorcycle | noun | Yaz tatilinde yeni bir motosiklet almayı düşünüyorum. |
| 47 | durak | stop | noun | Otobüs durak çok kalabalık. |
| 48 | demiryolu | railway | noun | Şehirler arasında hızlı bir ulaşım için demiryolu inşa ediliyor. |
| 49 | yaya | pedestrian | noun | Bu caddede yaya geçişine dikkat etmeliyiz. |
| 50 | nakliye | transportation | noun | Eşyaların nakliye için bir firma bulmalıyız. |
| 51 | motel | motel | noun | Yolda bir motel bulduk. |
| 52 | vagon | wagon | noun | Trenin vagonları oldukça kalabalıktı. |
| 53 | kalkış | departure | noun | Uçak kalkış için hazırlandı. |
| 54 | denizaltı | submarine | noun | denizaltı araştırmaları çok ilginç. |
| 55 | plaj | beach | noun | Yaz tatilinde ailemle birlikte plaj gitmeyi planlıyoruz. |
| 56 | durağı | stop | noun | Otobüs durağı çok kalabalıktı. |
| 57 | gezgin | traveler | noun | O bir gezgin, dünyayı dolaşmayı seviyor. |
| 58 | havayolu | airlines | noun | Şehirlerarası havayolu ile seyahat etmek kolay. |
| 59 | otoyol | highway | noun | Şehirler arası otoyol çok yoğundu. |
| 60 | limuzin | limousine | noun | Düğün için bir limuzin kiraladık. |
| 61 | otomobil | automobile | noun | Yeni bir otomobil almak istiyorum. |
| 62 | valiz | suitcase | noun | Yola çıkmadan önce valiz hazırlamalıyım. |
| 63 | ulaşım | transportation | noun | Şehirdeki ulaşım seçenekleri oldukça fazladır. |
| 64 | oto | car | noun | Yeni bir oto almak istiyorum. |
| 65 | dolmuş | shared taxi | noun | İşten dönerken dolmuş ile eve gidiyorum. |
| 66 | paraşüt | parachute | noun | Yüksekten atlamak için bir paraşüt kullanmalıyız. |
| 67 | konvoy | convoy | noun | Askerlerin konvoy yolda ilerliyordu. |
| 68 | otostop | hitchhiking | noun | Yolda otostop yaparak seyahat ettim. |
| 69 | tir | truck | noun | O, her sabah işe gitmek için otobüsle tir kullanıyor. |
| 70 | otoban | highway | noun | Şehirlerarası otoban çok yoğundu. |
| 71 | gezinmek | to wander | verb | Parkta gezinmek çok keyifli. |
| 72 | havalimanı | airport | noun | Uçuşumuz havalimanı üzerinden gerçekleşecek. |
| 73 | pusula | compass | noun | Kaybolduğumda bir pusula buldum. |
| 74 | binecek | to board | verb | Otobüse binecek zamanım kalmadı. |
| 75 | gezdirmek | to show around | verb | Çocukları parka gezdirmek çok eğlenceli. |
| 76 | kano | canoe | noun | Göl kenarında kano yapmayı planlıyoruz. |
| 77 | taşıt | vehicle | noun | Şehirdeki taşıt seçenekleri artıyor. |
| 78 | kayık | boat | noun | Göl üzerinde bir kayık ile gezmek keyifli. |
| 79 | dam | dam | noun | Evin damı onarılmayı bekliyor. |
| 80 | ayırttırmak | to reserve | verb | Bu otelde yer ayırttırmak istiyorum. |
| 81 | kalkışmak | to take off | verb | Yeni bir projeye kalkışmak istiyorum. |
| 82 | pansiyon | guesthouse | noun | Küçük bir pansiyonda kalmayı planlıyoruz. |
| 83 | motorsiklet | motorcycle | noun | Yazın motorsiklet ile gezmek çok keyifli. |
| 84 | sedan | sedan | noun | Yeni aldığımız sedan çok konforlu. |
| 85 | feribot | ferry | noun | Deniz yolculuğu için feribot biletimizi aldık. |
| 86 | katar | train | noun | Tren katarı yavaşça istasyona girdi. |
| 87 | turne | tour | noun | Grup, yaz boyunca bir turne yapacak. |
| 88 | konaklama | accommodation | noun | Şehirdeki konaklama seçenekleri oldukça fazla. |
| 89 | turizm | tourism | noun | Şehirde turizm sektörü hızla gelişiyor. |
| 90 | denizcilik | maritime | noun | denizcilik eğitimi almak için okula gidiyorum. |
| 91 | ulaştırma | transportation | noun | Şehirdeki ulaştırma hizmetleri oldukça gelişmiş. |
| 92 | jip | jeep | noun | Yolda bir jip gördüm, çok büyük. |
| 93 | karayolu | highway | noun | Şehirler arası seyahat için karayolu kullanıyoruz. |
| 94 | turistik | touristic | adjective | Bu şehirde birçok turistik yer var. |
| 95 | taşımacılık | transportation | noun | Şirketimiz taşımacılık hizmetleri sunuyor. |
| 96 | yurtdışı | abroad | noun | Yaz tatilinde yurtdışına gitmeyi planlıyorum. |
| 97 | göçmek | to migrate | verb | Kış aylarında kuşlar genellikle göçmek zorunda kalır. |
| 98 | havalanmak | to take off | verb | Uçak, havaalanından kısa sürede havalanmak için hazırlandı. |
| 99 | safari | safari | noun | Afrika'da bir safari turuna katıldım. |
| 100 | kervan | caravan | noun | Yolda bir kervan geçiyor. |
| 101 | yollar | roads | noun | Şehirdeki yollar çok kalabalık. |
| 102 | kaşif | explorer | noun | Yeni yerler keşfetmek için bir kaşif arıyoruz. |
Both relate to travel, but yolculuk means journey -- the act of going somewhere, often one specific trip -- while seyahat means travel in the broader sense of the activity or concept.
Use binmek (to ride) with the bus noun in the dative: otobüse binmek. For getting off, use inmek (to descend) with the ablative: otobüsten inmek.
It isn't a transport word like araba or tren, but it's a useful everyday verb in travel situations -- smiling at a taxi driver or at a hotel desk, for instance.
Learn Turkish · Words · Nouns · Verbs · Adjectives · Adverbs · Catalan vs Turkish: nearly identical words · Czech vs Turkish: nearly identical words · Danish vs Turkish: nearly identical words · Dutch vs Turkish: nearly identical words · Finnish vs Turkish: nearly identical words · French vs Turkish: nearly identical words · German vs Turkish: nearly identical words · Indonesian vs Turkish: nearly identical words · Italian vs Turkish: nearly identical words · Norwegian vs Turkish: nearly identical words · Polish vs Turkish: nearly identical words · Portuguese vs Turkish: nearly identical words · Romanian vs Turkish: nearly identical words · Spanish vs Turkish: nearly identical words · Swedish vs Turkish: nearly identical words · How many Turkish words do you need? · Turkish words you already know · Turkish City & Places vocabulary · Turkish Talking & Communication vocabulary · Turkish Art & Culture vocabulary · Turkish Describing Things vocabulary · Turkish Emotions & Personality vocabulary · Turkish Family & People vocabulary · Turkish Food & Drink vocabulary · Turkish Health & the Body vocabulary · Turkish Home & Daily Life vocabulary · Turkish Money & Finance vocabulary · Turkish Nature & Animals vocabulary · Turkish Numbers & Quantities vocabulary · Turkish School & Learning vocabulary
Free forever · No card · No password